Uzak Gitmeler Üzerine..

Yollar
Nasıl aşılıyordu

İnsanlara gitmeyi?

Bir Hikaye - 2011-12-29

Paylaş: Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş

 

Çok eskiden yaşanırmış aşklar derdi hep dost muhabbetlerinde.


 

İnanmazdı aşka aslında inanırdı da bunu kendine itiraf edemezdi.10 – 15 yıl önce çok sevmiş fakat sevdiği başkasına varmıştı çünkü. 35 yaşlarındaydı.Çevresi onu gayet yakışıklı bulurdu fakat o beğenmezdi kendini.Aynalardan kaçardı.Bir işi olmuştu zar zor.Veznedardı bir bankada.Aldığı üç kuruş maaşta yetiyordu az çok.Çok seviyordu içkiyi.Daha 15 inde bela olmuştu sigara başına.Zaman zaman acı verse de sigara ona yinede bırakamıyordu.Çok kez denemişti ama dayanamayıp başlamıştı.

   Yine onun için sıradan bir gün başlamıştı.Sabah biraz atıştırdıktan sonra yakmıştı sigarasını.Bahçeden çıkıp mahallede sağına soluna bakarak otobüs durağına doğru ilerlemişti.Otobüsü beklerken bir sigara daha yakmıştı.Bir saate bakıyor bir sigaradan çekiyordu.Nitekim otobüs gelmişti ve yola koyuldu.

O sabah bir kız takılmıştı gözüne.Çok alımlı bir kızdı.Uzun zamandır çarpmayan kalbi çarpmaya başlamıştı sanki.Bankaya geldiğinde o kızında otobüsten indiğini gördü ve aynı anda bankaya doğru ilerlediler.Dayanamayıp bir muhabbet açmaya karar verdi.

Merhaba,dedi genç adam

Bir tebessümle kızda

-Merhaba,dedi

-Bankamıza gelecek yeni eleman siz misiniz? Dedi genç

-Evet ,dedi genç kız.

O an nedenini bilemediği bir  sevinç kapladı içini.Mesai başlamamıştı henüz.Bankanın müdürü kızla birlikte geldi ve tanıttı.

-Arkadaşlar,Güneş arkadaşınız bundan sonra bizimle çalışacak,dedi ve genç kıza çalışacağı yeri gösterdi.

Tamda genç adamın karşısındaydı kızın yeri.Genç adamın içinde nedenini bilmediği sevinç daha katlanmıştı sanki.Genç adam kaçamak bakışlarla bakmaya başlamıştı genç kıza.Kız bir ara fark etti ona bakışını ve oda başladı kaçamak bakışlara …Öğle paydosu olmuştu.Genç adam bir ileri bir geri yapıyordu.Ve o arada kız yanına geldi.

-Hayırdır bir şey mi var?Ne dönüp duruyorsun burada

Nefesi kesilmişti sanki o an ve titrek bir sesle

-E.ee.evet aslında var ama nasıl söyleyeceğim bilmiyorum,dedi genç.

-İstersen bana söyleyebilirsin dedi,kız.

-Bir yere sözün yoksa beraber yemeğe çıkalım mı ?dedi.Kıpkırmızı olmuştu suratı

-Evet ,niye olmasın,dedi kız.

Beraber çıktılar bankadan ve şehrin en güzel lokantasına gittiler.Masaya oturdular yemeklerini sipariş ettiler ve beklemeye başladılar. Genç kaçamak bakmalarına devam ediyordu,kız ona bakınca da bir tebessümle başka yere çeviriyordu başını.Kız da bunu anlamıştı.Kız sordu;

-Evli misin diye

-Hayır,maalesef demeliyim ki evli değilim dedi genç

-Kimseyi beğenmiyorsun galiba,dedi

-Yok hayır,zamanında çok sevmiştim ama sevdiğim başkasına vardı bende o zamandan sonra küstüm aşka.Çıkardım aklımdan evlenmeyi,dedi ve genç adam sordu.Sen evli misin diye

-Hayır dedi genç kız.uygun kısmet çıkmadı henüz dedi ve gülümsedi.

Genç adamın içini bir daha sevinç kaplamıştı.Sanki yeniden sevebilirdi hatta sevmişti bile.Ama gel gelelim yine kendine itiraf etmeye korkuyordu vaktinde yaşadığı aşk acısından dolayı …

Yemek bitmişti.Genç kız hesabı ödemek istese de izin vermemişti buna genç adam.Ve hesabı ödeyip ayrıldılar oradan.Bankaya gittiler ve herkes yerine geçti.Genç adamın kafasında düşünceler başlamıştı.Yoksa yeniden mi aşık olmuştu.Hayatta ikinci kez aşık olunur muydu acaba?Bu soruların cevabını düşünürken mesai bitti.Kapı önünde bir sigara yakmıştı o sırada kız geldi iyi akşamlar dedi.Genç:

-Sabah aynı otobüsle gelmiştik.Aynı otobüsle gidelim dedi

-Kız;gülümsedi ve durağa doğru ilerlediler.

 Ve laf laf açar derler ya başladılar koyu muhabbete.Kız Bursa’dan gelmişti şehre.Annesi küçükken ölmüş.Babasını da birkaç ay önce kaybetmiş.Ve babasının ölümünden sonra kaçmak istemiş doğduğu yerden.Ve bir gün tesadüf rastladığı banka sınavlarının olacağını görmüş ve müracaat etmiş.

Ve genç adamın mahallesine gelmişti otobüs.İyi akşamlar dedi istemeyerekte olsa indi otobüsten.Aklına girmişti kız.Sanki hayatının kadınıydı o.Çok mutluydu.Herkese selam veriyordu.Mahalle bakkalına uğradı

-Hamdi abi , bugün çok iyiyim sen bana bir büyük ver de keyifleneyim bu aksam,dedi

Poşedi aldı ve evin yolunu tuttu genç.Oda kız kardeşi ile yaşıyordu.Annesi babası memleketteydi.Kız kardeşi şehirdeki üniversiteyi kazanınca onun yanına gelmişti.Eve girdi;

-Nasılsın kız, ne yaptın bugün dedi

Mutlu olduğu da her halinden belli oluyordu. Kardeşi;

-Abi çok neşeli görünüyorsun bugün. Bir şey mi oldu dedi.

-Yok canım her zamanki halim nevalemi aldım daha mutlu oldum diyerek geçiştirdi.Ve televizyonun karşısına geçti.Bir kaç dakika sonra kardeşi;

-Abi yemek hazır gel diye seslendi.

Genç adam dayanamayarak kardeşine açtı konuyu.

-Aysel dedi insanlar hayatta kaç kere aşık olur?

Kardeşi şaşırmıştı. Çünkü hayatı boyunca ilk kez aşk kelimesi çıkmıştı abisinin ağzından

-Bilmem dedi abi yoksa âşık mı oldun sen? Kaç yıllık kardeşinim ilk kez senden duyuyorum içinde aşk geçen cümle.

Genç duraksadı.

-Ya sen boş ver onu da soruma cevap ver, dedi.

-Valla aşk bu abi kimisi kısa sürer kimisi uzun. Yani birkaç kez aşık olabilirsin dedi

Genç adamın kafasındaki soru şekillenmişti. O ikinciye aşık olmuştu. Artık bunu itiraf edebilirdi kendine. Geçmişine sünger çekmişti ki zaten sevdiği başkasıyla evliydi. Yemek bitti ve kuruldu balkondaki her zamanki yerine. Tam bir bahar havası vardı. Açtı rakısını ve Güneş’i düşünmeye başladı. Yarın açılacaktı ona. İyi de daha ikinci günüydü genç kızın çok acele olmayacak mıydı? Bunları düşünürken kardeşi de geldi yanına.

-Canım sıkıldı ders çalışmaktan dedi

-Ya iyi oldu geldiğin dedi. Sana bir şey anlatacaktım zaten dedi.

-Anlat bakalım dedi merak ettim zaten bugün bir şeyler var ya sende hayırlısı dedi kardeşi.

-Bugün bizim bankaya çok güzel bir kız geldi. İlk gördüğümden beri bir türlü çıkmıyor aklımdan. Sanırım ikinciye aşık oldum hayatımda dedi.

-Ne güzel bir haber bu abi. Vay be yıkardır aşkı ağzına almayan abim âşık olmuş dedi.

-İyi de Aysel ben yarın ona açılsam doğru mu olur yanlış mı? Dedi

-Acele etme abi biraz sabret zaman geçsin biraz daha tanı. Hem bakalım kızın gönlü var mı sende. Bunu anlamaya çalış dedi.

-Doğru söylüyorsun beklemem iyi olacak neyse saatte bayağı geç olmuş yatalım artık. Sabah ben işe sen okula gideceksin.

Derken bayağı bir süre geçti kızında gönlü vardı bizim Genç adamda. Ve bir gün açıldı genç adam. Artık sevdiği vardı üstelik karşılıkta alıyordu. Çok mutluydu. Fakat yaşı da ilerlemişti biraz evlenmek lazımdı fazla uzatmadan. 3 4 ay geçmişti ki memleketten annesi babası geldi ve nişan yaptılar. Kızın içi burulmuştu biraz annesi babası görememişti onun en mutlu gününü. Ama çok sevmişti gencin anne babasını.

Genç artık havalarda uçuyordu. Lakin bir sabah şiddetli bir sırt ağrısıyla uyandı. Çok ağrıyordu hem de. Yine de kalktı giyindi kardeşine de belli etmedi ama yüzünden okunuyordu bir acı çektiği.

-Abi neyin var senin

-Hiç yok bir şeyim akşam cam açık kalmış sanırım boynum ağrıyor.

Oysaki cam hiç açılmamıştı akşam. Zar zor işe gitti adam. Ve içeri girdiği gibi zor attı kendini koltuğa. Güneş yanına geldi;

-Neyin var dedi

-Hiç dedi akşam cam açık kalmış boynum ağrıyor dedi geçiştirdi öylece. Öğle paydosunu zor etmişti.

Genç kız anlamıştı basit bir boyun ağrısı olmadığını, başka bir şeyi vardı onun. Bin bir ısrarla konuşturmuştu genç adamı ve zorlada olsa doktora götürmüştü onu çünkü babası da ilk bu şikayetlerle gitmişti doktora.Zorla götürdü genç adamı doktora …

Gerekli incelemeler yapıldı. Filmleri filan çekildi ve koridor da beklemeye başladılar doktorun onları çağırmasını. Doktorun kapısı açıldı. İkisi birden yöneldi kapıya doğru.

İçeri girdiler.

-Buyrun oturun dedi doktor.

-Genç adam sanırım çok sigara içiyorsun

-Maalesef doktor bey küçük yaşlarda başladım bu merete. Bir türlü de bırakamadım.

-Peki, ne zamandır var bu ağrıların

-Epeydir var doktor bey son 1 senedir bayağı artmıştı. Neyim var doktor bey dedi genç

-Nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum. Üzülerek söylüyorum ki kansersin evlat dedi

Dona kalmıştı ikisi de. Güneş ağlamaya başlamıştı. Gence de dokunsan ağlayacaktı.

-Peki, doktor bey tedavi olma şansım yok mu dedi

-Var ama atlatma şansın çok az dedi çok geç kalmışsın buraya gelmek için. Keşke ilk ağrıların başladığında gelseydin dedi doktor.

-Ne kadar ömrüm var dedi genç

-Allah tan ümit kesilmez dedi doktor onu ben bilemem diyerek geçiştirdi. Bundan böyle misafirimizsin. Tedavi edeceğiz seni burada dedi. Genci yatırdılar ve doktor genç kızı kenara çekti

-Genç kızım neyi oluyorsun gencin dedi doktor

-Nişanlısıyım dedi ağlayarak. Ve ekledi doktor bey ne kadar yaşayacak nişanlım dedi

-Bunu söylemesi o kadar zor ki. Can çıkmadıkça Allahtan ümit kesilmez dedi doktor

-Vardır elbet bir tahminin doktor bey lütfen söyleyin dedi

-3 aylık ömrü kalmış kızım kendinizi hazırlayın dedi. Buraya yatırdık ama pek yapabileceğimiz bir şey yok diye ekledi.

Koca gece uyumadı ikisi de. Sabaha kadar ağlamıştı genç kız.Gençte belli etmeden için için ağlıyordu.Güneş,yanına geliyor gözlerinin içine bakıyorlardı.

-Ağlama artık dedi genç. Allahtan ümit kesilmez tedavi olacağım hayırlısı ile el ele çıkacağız buradan sağlıklı bir şekilde

-Ne yapayım tutamıyorum kendimi dedi. Ya seni kaybedersem dedi ve devamını getiremeden başladı yine ağlamaya

-Hayır dedi ölmeyeceğim beraber yaşlanacağız seninle dedi sımsıkı tuttu ellerini genç kızın.

Aradan 1 ay geçmişti. Annesi babası da orada kalıyordu. Güneş bir an olsun ayrılmıyordu başından genç adamın. Bir gün daha da artmıştı sırt ağrıları. Doktorlar ağrı kesici ile sakinleştirmeye çalışıyorlardı onu. Ve sakinleştiricilerin etkisiyle ertesi gün öğlende uyanmıştı. Baş ucunda annesi ile Güneş vardı.O sırada babası da girdi içeri.Yanında doktor da vardı.

-Evet genç adam nasılsın bugün dedi doktor

-İyi sayılır efendim fakat dayanılmaz oldu artık sırt ağrılarım

-Tamam sana sakinleştirici vereceğim rahatlarsın dedi doktor

Çok şiddetlenmişti ağrıları.Verilen sakinleştiricilerde fayda etmiyordu.O gün ayrılmadı kimse başından anlamışlardı sanki.Hepsine uzun uzun baktı genç adam.Sanki oda anlamıştı.Herkesle vedalaşırcasına konuştu.Ve bağırmaya başladı birden.Artmıştı ağrıları.Dayanamıyordu.Gözlerini havaya dikti.Ve son nefesini verdi.Herkes hıçkırıklara boğulmuştu.Öyle ki doktorlar bile ağlıyordu.Haykırıyordu Güneş “Beni yalnız bırakma lütfen.” Diye.Oğlum diye ağlıyordu anne ve babası.Kardeşi “abim diyordu abicim bırakma bizi ne olur” diye ağlıyordu

Ertesi gün çıkardılar cansız bedenini hastaneden ve aynı gün verildi toprağa.O dönüşü olmayan bir yola gitmişti ama içlerinde yaşıyordu hala oğulları,abisi,nişanlısı…

 

 

- 2009 Yılında yazmış olduğum ilk öykü denememdir.. -

İlgili Aramalar: bir hikaye

Bu şiir 121 kez okundu. 0 yorum.

YORUMLAR   

 (Yorum Yaz)

Eserlerin sahibinden izinsiz kopyalanması "5846 SAYILI FİKİR SANAT ESERLERİ YASASI"na göre suçtur!!