Uzak Gitmeler Üzerine..

Yollar
Nasıl aşılıyordu

İnsanlara gitmeyi?

Kendim Üzerine - 2013-01-13

Paylaş: Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş

 

Hikayelerin nerelerden çıktığını merak ederdim önceleri. Neler yapıp, neler ederdi insanlar .
Nerden bilebilirdim ki, büyümek gibi bir sonsuzluğu. Kelimeler var birde ki değinemiyorum, değinsem kanarız.
 
Pek yaşlı sayılmadığım doğrudur, hatta gencim ben bir çoğunuza göre. Oysa neler var, neler yok, neler olmadı.
Hep olmadı bende. Seviştiklerim, üzüldüklerim, güldüklerim, müptela olduklarım, sevdiklerim, sevildiklerim. Sevildiklerim 
mi dedim pardon pardon, bu aralar yalana alıştım da ben biraz. Nerden, nerelerden ne eserse işte, yalana alıştım da ben biraz.
ALIŞTIRDILAR! Önceleri böyle olamazdım bile ben hiç, olmamam gerekendi çünkü. Masum, çok masum her şey kadar.
 
Önce bir öpüşmeler girdi aralara, küçüktük ama önce onlar girdi işte. Tam alıştık derken sevişmeler, tam buna da
derken sevişememeler. Hoşlanmadım zaten hiç bir zaman. Bir sevgili elini tutmaya benzemiyordu hiç bir şey. Nasıl tuttuysak
artık. Öyle böyle dediğim gibi işte öğrendik büyümeyi, yaralana yaralana. 
 
Bir maraton sonra bir koşuşturmacalar, hiç tanımadığımız şehirlerde mücadelelerdi hep. Kaç şehir de mücadele ettim,
çok kez. İnsanlar... Sevişmeler... Sevilmedim diyorum o yüzden vazgeçelim sevdiklerimi. Hesaba katsam hani, bir nesil bile
küsebilir bana. Hiç yalan bilmedim, az önce dedim de onlar hariç, hep başı boşluktan bunlar. Kimse bilemez avuçlarımın sıcaklığını
kimse bilmez içimde kopanları zaten sonra kopa kopa bir hal oldum ya neyse.
 
Asırlar geçmişçesine bir şehirli oldum sonra, tanıdığım, tanımadığım bir çok insanın olduğu bir şehirli.
Nüfus kağıdım da yazanlara göre burda doğmuştum zaten ama hiç bir hayat kabul etmedi işte yine de. Her şeyin, herkesin
bir sıcaklığı vardı da, bir ben ısınamadım ya hiç bir hayata. Dar zamanlarda geniş geniş yaşadığım olmadı.
 
Sahi unutmam bir keresinde bir sevgilim vardı, o zamanlardı yani sevgilim olduğu zamanlar. Sevildiğimi ne çok sanıyordum.
Ne sanmışım be, hay anasını. Sonra geleni sandım, geçeni sandım, hep SANDIM. Kaldım sonra, bir kaç arkadaşımla bir ben kaldım.
Hiç bir omzun sıcaklığını da bilmem asırlardır, bir tanrısal yalnızlık kadar. Bir keresinde daha sevgilim oldu sonra,
inanır mısın ben onu da sandım. Sanmalar üzerine bir ömrüm oldu işte, ben hep sandım. Yanılmaktan, yanmaktan, ölmekten bıkmadım.
Ölmedim gerçi, ölünür mü hiç öyle kolay? 
 
En çokta zamanımın gerektirdiği telefon sessizlikleri çöktü üzerime, yazamadığım mektuplar üzerine çöken telefon
sessizliği. Diğer insanları bilmem ama ben çok çabuk alışıyorum her şeye, herkese. Diğer insanları bilmem ama ben çok yanıyorum
bu yüzden. Yüz üstü kalmaktan hele, yüzümde çizgiler dolu artık zaman destekli tabi.
 
Ya öyle işte zamanın gerektirdiği her türlü yalnızlığı barındıyorum artık, yirmi metrekare etmeyecek odamın içerisinde.
Olsun dediklerim var, olmasın dediklerim var, bazen de diyemediklerim. Olsun. Kendimi bir aralıktan sıyırıp, koşarım değil mi bende
kır çiçeklerinin içerisinde. Sanki hiç yaşamamışım gibi unuttuğum çocukluğumun bir izleri belki de. Utangaçlık.
 
Yaşayamadıklarım kadar uzun hayat, yaşadıklarım hep kısa kaldı. Hiç bir varlık yokluğu aratmaz belki ama her yokluk
binlerce asırdır bende, diğer insanları bilemem.

İlgili Aramalar: kendim üzerine

Bu şiir 64 kez okundu. 0 yorum.

YORUMLAR   

 (Yorum Yaz)

Eserlerin sahibinden izinsiz kopyalanması "5846 SAYILI FİKİR SANAT ESERLERİ YASASI"na göre suçtur!!